• Merhaba Ziyaretçi, moderatör alımlarımız başlamıştır. Başvuru için buraya tıklayınız.
  • Merhaba Ziyaretçi, sizlerle daha iyi bilgi alışverişi yapmak adına Kiymetlitaslar.com forum yazılımı aktif durumdadır.

ELMAS VE TÜRKİYE GERÇEĞİ̇ 2

Zavaranga

New member
Katılım
28 Haz 2018
Mesajlar
5
Beğeniler
1
Konbuyu başlatan #1
Birinci bölümde elmasın çok kısa hikayesini yazdık.Dünyada bulunuşundan ve bizim nasıl tanıdığımızı,akademik çevrelerin konuya bakış açısını vermeye çalıştık.Kısmen tekrarla kaldığımız yerden yazıyı sürdürelim.
Rusya’da elmasın ilk nasıl bulunduğundan bahsettik,önemli bir Elmas üreticisi olan Avusturalya 1970 lerde hiç beklenmedik bir jeolojik oluşumda bu değerli taşa rastlanıldı,bulunduğu yer bir “kimberlit bacası”değildi.Bu bir ilk oldu.Bir efsane sona eriyordu,bundan böyle hiç kimse Elmas sadece kimberlit bacasında bulunur diyemeyecekti.Peki ne olup bitmişti?Elmas farklı bir yerde “lamproite”denilen yine bir “dike”veya bacada bulunmuştu.Bugün dünyanın en verimli Elmas yatağı konumundadır.Ayrıca renkli Elmasın çıkarıldığı nerdeyse tek kaynaktır.Akabinde kız kardeşi denilen başka bir lamproit bacası daha bulundu.O zaman şu lamproit bacasını bir incelesek fena olmayacak,ayrıca bizi doğrudan ilgilendiren yönü var.
Elmas aslında ilk defa nehir yataklarında Hindistan’da bulunmuştu,bu tür yataklara ikincil kaynak denir yani ana kaynaktan çeşitli doğa etkileri ile ayrılan değerli taş veya maden (sel,dere,deprem,rüzgar vs.)buralarda fiziksel özelliğine göre bulunur.Hindistan da bulunasalar milyonlarca yıldır suyun gücü ile daha parlak hale gelmişti.Ana kaynak olan kimberlit baca va kayaçları bilinmiyordu.G.Afrikada bulunanlar çoğunlukla baca içinde kazılarak çıkarılmıştı.Zamanın ilkel koşullarında insan emeği ağırlıklı değerli taş çıkarma faaliyeti halinde idi.Deve kuşlarının parlak cisimlere merakı bilinir,Afrika’da bu kuşların yuvasında Elmas bulanlarda olmuştu.Konumuza dönersek Elmas ihtiva eden jeolojik ortam artmış yeni kaynaklar ortaya çıkmıştı,Bu aralar yeni bir ülke devreye girdi,Kanada.Kanada Elmas madenciliği hızla büyüdü,bugünde önemli bir üretici ülke durumundadır.Rusya hala Elmas üretiminde söz sahibidir.Afrika ülkelerinde başka ülkeler ortaya çıktı,en son Çin de Elmas üreten ülkelere katıldı,günümüzde iki düzünden fazla ülke şöyle veya böyle Elmas üretiyor,ne yazık ki ülkemiz bu guruba girmiyor.
Lamproit ve kimberlit nedir?Her ikisini de aslında birer özel yanardağ gibi düşünebiliriz.Bilindiği gibi yanardağlar aralıklarla patlar,gaz çıkarır,lav püskürtürler.Bu iki bacamız ise,şu anki bilgilerimize göre sadece bir defa patlamışlardır(iyi ki öyle!)daha sonra ise sessizliğe bürünmüş doğanın aşınmasına terk edilmişlerdir.Kimberlit lerin büyük çoğunluğu “prekambiryen”denen yüzlerce milyon yıl önce oluşmuştur.Lamproitlerin çoğunluğu onlardan daha sonraya tekabül eder.Ama hiçbir insan bunların patladığını görememiştir çünkü insan dünyaya gelmeden milyonlarca yıl önce olup bitmiştir.
İkisi arasında benzerlikler olduğu gibi ayrılıklarda mevcut.Kimberlit ler daha büyük ve daha eski jeolojik oluşumlardır.Genelde kimberlit ler tek bir bacadır,tek bir krateri vardır.Lamproitler ise daima çoklu halde var olmuştur(şu ana kadar bir tane lamproit bulunan bölgede,en az on tane daha bulunmuştur.Çoğunlukla 20-25km karelik alan içinde bulunurlar.Kimberlit Elmas yönünden daha verimlidir(bulunma ihtimali daha yüksek)lamproitlerde daha düşüktür bazen de Elmas olmasına rağmen rezerv düşüktür(her on taneden birinde Elmas olabileceği söylenebilir bu durumda bir bölgede bir tane bulununca en az on adet daha var olacağı göz önüne alınırsa fena değil!)Kimberlitlerin krater çapı bir km yi geçebilir,lamproitlerde bu birkaç metreye düşebilir genelde yüz metre civarıdır.Her iki oluşumda çok derin kuyular gibi olduğu düşünülebilir.Elmas dünyanın üstünde olan toprak-Kaya tabakasının(litosferin)bittiği erimiş halde maddenin olduğu mağma denilen yerde oluşur.Elmas en basit değerli taştır çünkü sadece karbondan oluşur(bildiğimiz kömürün saf hali)Karbon yeryüzünde Ender bulunan bir şey değildir.Element olarak çok bulunur,karbonun Elmas’a dönüşebilmesi için sadece ısı ve basınç gerekir.Sıcaklık yaklaşık 1200derece ve 4Gpa ilk basınç(bir Gpa demek normal atmosfer basıncının bir milyon misli demektir)Bu bilgileri doğal sonucu şudu;yerin altı Elmas kaynıyor!Evet,gerçekten öyledir.Problem şu,bu elmaslar nasıl yeryüzüne ulaşacak?Bildiğimiz kömür,biz oraya giderek yukarı taşınıyor.Fakat elmasın yanına gitmek mümkün değil,gelecekte de olası görünmüyor.O halde bayanların boynundakiler nereden geliyor sorusu çok yerinde bir soru.Elmas bize gelir,nasıl gelir ,işte bu kimberlit ve lamproit bacaları sayesinde.Ancak hemen her işin bir aracısı vardır,burada da var.Bu aracıya “ksenot”diyoruz.Jeolojide kelimeler genelde Yunanca kökenlidir bu da öyle.Anlamı yabancı demek.Anlatılmak istenen şu;her kayaç belli bir jeolojik şartlar içinde oluşur,mağmadan gelen kayaçlar(çeşitli mineral ve elementlerin karışımı halindedir)hepsi benzer sıcaklık ve basınç altında oluştuğu için birbiri ile alakalıdır(köken bakımından akrabadır)halbuki “ksenot”denen taş(mineral)bu oluşun dışında oluşmuş ana Kayaca yabancı konumdadır.İşte bu yabancılardan biride elmastır.Elmas bu kayaçlara sahip oldukları yüksek sıcaklık ile yapışır(kaynaşır)ve bu kayaçları bir asansör gibi kullanarak yeryüzüne ulaşır.Bu nedenle Elmas arayıcıların en önem verdiği “Elmas gösterge minerali,taşı” bu ksenot
lardır.Ksenotlar sadece Elmas’tan ibaret değildir,derinlerde oluşan garnet ve daha başka minerallerde vardır.Yeryüzüne ulaşan Elmas geçen zaman içinde bağlı olduğu kayaçtan ayrılır.Kendisi asitik ortama,suya,sıcaklığa,sürüklenmeye vs.dayanıklı olduğu için bozulmaya uğramadan ya bulunduğu yerde kalır ya da bilhassa dereler ile sürüklenir ve nihayetinde hareket etmiyeceğim bir yerde kalır(bu yataklara ikincil yatak veya plaser yatak diyoruz.yazıyı burada keselim diğer bölümde devam edelim.
Metin UYSAL
Emekli